Kartaltepe Mahallesi. İncirli Caddesi Başarı Sk. No:1 B Blok Kat 3 D:6 Bakırköy
0532 307 97 40
psikolojidivan@gmail.com

Karantina Günlerinde AŞK

Son birkaç haftadır oldukça sıradışı bir dönemden geçiyoruz. Tıbbi olarak endişelerimizi körüklediği gibi ekonomiyi de sarstı. Sağlıklı kalmak adına izolasyona sığındık. Böyle olunca da iş arkadaşlarımızla yaptığımız muhabbetten, komşularla içilen çaydan mahrum kaldık. 

Yaklaşmaya cesaret ettiğimiz tek kişi evde sıkışmış ortağımız. Ama bazen o da bizim canımızı sıkmakta biz de onun. Bir ay önce çekişme ve kavga sonrası dışarı kaçabilir ve spor salonuna gidebiliriz, ancak şimdi dört duvarlı düdüklü tenceremize sıkıştık – ve basınç gittikçe artıyor. Koronavirüs normal kaçış vanalarımızı kapatırken, ilişkimiz erimeden önce kapağı nasıl serbest bırakabilir ve ocağın altını nasıl kapatabiliriz?

Gottman’ların tabiriyle başarılı çiftler, yani uzun yıllardır mutlu bir şekilde bir arada kalmayı başarabilen çiftler, bu başarılarını bir takım istikrarlı olarak uyguladıkları kurallara borçludur. Bu çiftler eşinin doğru yaptığı şeyleri görür, fark eder, yanlışlarını değil. Sonra teşekkür etmekte oldukça cömerttirler, sadece hayatlarını kurtardıklarında değil, bir bardak suyu birbirlerine getirdiklerinde de.

Bu çiftler bir birlerini eleştirmeme konusunda da oldukça çaba sarfederler. Birbirlerine lakap takmadıkları gibi, eşinden hoşuna gitmeyen bir şey duyduklarında da gözlerini devirmezler.

Eşini dinlerken haklı çıkmak ya da ona ağzının payını vermek için dinlemezler. Bunun yerine eşinin ihtiyacını, zorlandığı noktayı anlamaya çalışır, buna yönelik soru sorarlar; Bu senin için neden bu kadar önemli? Bunun senin geçmişte yaşadıklarınla ya da çocukluğunla bir ilgisi var mı?

Bir başka becerili oldukları nokta da uzlaşabilmeleridir. Ayrıca yakınlıkları sadece erotik bir yakınlıkla sınırlı değildir. Sevgiyle sık sık birbirlerine dokunur ve  sarılırlar.

İçinden geçtiğimiz dönemde önemli olacak bir başka beceri de çiftlerin bir şekilde stres azaltıcı bir sohbet yapabilmeleridir. Stres azaltıcı sohbette hedef bir sorunu çözmek değildir, evliliğin ya da ilişkiyi içermeyen, dışsal bir sorun hakkında sadece eşin anlattıklarını empatik bir biçimde dinlemek, bunu yaparken anlaşıldığını hissedebilmesi için baş sallamak ve duygularını ifade edebilmesini sağlamak için soru sormayı hedefler.

Stres zamanında eşimizin bizden beklediği, çoğu zaman, sorunu çözmemiz değil, yalnız olmadığını hissetmek, bilmektir. 

Öyleyse neden hala “çok muhtaç” diye bir şey olduğunu düşünüyoruz ya da yalnız kendine güvenmek , sorunları tek başına çözmek ideal olsun kir? Bu fikirler saçmalık. Bu yeni patojen karşısında birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var – özellikle birlikte yaşadığımız kişiye. Aramızda biraz daha iyilik yapalım.