Kartaltepe Mahallesi. İncirli Caddesi Başarı Sk. No:1 B Blok Kat 3 D:6 Bakırköy
0532 307 97 40
psikolojidivan@gmail.com

Kumar Bağımlılığı ( Kumar Oynama Bozukluğu)

Kumar bağımlılığı ya da güncel tanı sistemlerindeki adıyla Kumar Oynama Bozukluğu (Bundan sonra kısaca KOB olarak anılacaktır) kişiyi, ailesini ve toplumu olumsuz olarak etkileyen önemli bir sorundur. Kumar bağımlılığı ya da KOB; kişinin günlük sosyal ve kişisel işlevlerini yerine getirmesini engelleyerek işlevsellikte bozulmaya neden olacak şeklide ve sürekli bir biçimde kumar oynama davranışını ifade eder. Kişi kazançlarını kendisinde bulunan özel becerilere, yeteneklere bağlarken, kayıpları için kötü şansını suçlamaktadır.

Kumar oynayan herkeste bağımlılık ve ya diğer adıyla KOB gelişmeyeceğini unutmamak gerekir. Nasıl ki her baklava yiyen kişide şeker hastalığı, turşu tüketen kişide yüksek tansiyon gelişmeyeceği gibi kimi insan da sorunsuz bir şekilde, sosyal bir eylem olarak kumar oynayabilmektedir. Bu kişilerde oyun oynamanın amacı eğlenmektir ve kumar oynama davranışı üzerinde kontrol kaybı yoktur.

Bununla birlikte bu sosyal kumar oynamayla bağımlılık arasında bir nokta olarak tarif edebileceğimiz ve alanyazında “problemli kumar oynama” olarak adlandırılan bir tanımlama bulunmaktadır.Bu tanımlama artık kumar oynamanın sosyal sınırları aştığı ve artık kişinin hayatında problemler yaşamaya başladığını işaret eder. Pek çok olumsuz sonuca rağmen oynama sıklığı ve yatırılan para miktarı artar.Bu süreçte göze alınan risk miktarı da artmaktadır ancak kumar bağımlılığı ya da diğer adıyla KOB için tanı ölçütlerini karşılamaz.

KUMAR BAĞIMLILIĞI / KOB’un SEYRİ
KOB karmaşık ve çok boyutlu bir problemdir. Gelişiminde biyo-psiko-sosyal pek çok faktörün rol aldığı düşünülmektedir. Kumar oynamaya ne kadar erken başlanırsa KOB gelişme riski de bir o kadar artmaktadır. Erken yaşta kumar oynama yüksek düzeyde dürtüsellik ve madde kullanım bozukluklarıyla ilişkilidir. Bazı kişilerde yaşla birlikte KOB ortadan kaybolurken bazı kişilerde ise yaşam boyu sürer.

KOB’nu dört evrede ele almak mümkündür:

  1. Kazanma evresi: Kişinin büyük bir kazanç elde etmesiyle başlar. Bu durumu daha sık oynama ve daha büyük miktarları riske atma takip eder. Kişi sürekli olarak kazanma hayalleri kurar ve kazanacağı bu büyük parayla tüm dertlerinden kurtulacağını, tüm problemlerini çözeceğini düşünür. Kimi kişiler ise hiç bir zaman kazanamadıklarından bu evre görülmeyebilir.
  2. Kaybetme evresi: Düşleri süsleyen, sürekli biçimde hayali kurulan büyük kazanç gerçekleşmez ve kişi para kaybetmeyi sürdürür. Kişi kaybetmeye katlanamadığından daha sık ve daha yüksek miktardaki parayla oynamaya başlar. Daha çok para kazanarak kaybettiklerini telafi etmeye çalışırken kontrolünü iyice yitirir. Bu dönemde borç alma, oynamak için kredi çekme , yalan söyleme ortaya çıkar, iş ve aile sorunları baş gösterir.
  3. Tükenme evresi: Bu aşamada maddi kayıplar, iş ve aile sorunları iyice artar. Para bulabilmek için yasadışı davranışlarda bulunabilir. Bu dönemde sinirlilik, tahammülsüzlük, depresyonla intihar düşüncesi ve girişimleri görülebilir.
  4. Vazgeçme evresi: Bu aşamada vazgeçilen şey kumar oynamak değil, bir nevi hayatın kendisidir. Kişi kaybettiklerinin geri gelmeyeceğini, yitirdiği parayı tekrar geri kazanamayacağını anlamıştır fakat kumar oynamaya devam eder. Bu evrede amaç artık kazanmak değil sadece kumar oynamaktır. Boşanma, tutuklanma, alkol, madde kullanımı gibi problemler de mevcut güçlüklere eklenir.

KUMAR BAĞIMLILIĞI / KOB’NA EŞLİK EDEN DİĞER PSİKOLOJİK PROBLEMLER
Kumar bağımlılığı ya da diğer adıyla KOB’na başka bir psikolojik problemin eşlik etme oranı %96’dır. KOB ile birlikte madde kullanım bozukluğu görülme oranı %57.5 olup, KOB alkol kullanım bozukluğu riskini 4 kat arttırmaktadır.

Madde ve alkol kullanım bozukluğunun yanında KOB olanların %47.9’unda en az bir kişilik bozukluğu için tanı kriterlerinin karşılandığı görülmektedir. En sık karşılaşılan kişilik bozuklukları narsisistik, antisosyal, kaçıngan, obsesif-kompulsif ve sınır kişilik bozukluklarıdır.

KUMAR BAĞIMLILIĞININ / KOB’NUN TEDAVİSİ
Kronik bir hastalık olmasının yanında pek çok problem yaratmasına rağmen tedavi olmak için başvuranların oranı oldukça düşüktür. Araştırmalara bakıldığında kumar bağımlısı olanların %90’ı tedavi için bir arayışta değildir. Bunun nedeni inkar, utanç ve problemi tek başına çözme isteğidir. Kumar bağımlısı kişi sıklıkla bu bağımlılığı nedeniyle değil, diğer ruhsal sıkıntıları sebebiyle tedavi arayışına girer. Kumar bağımlılığı/KOB tedavilerini farmakolojik ve psikoterapi yaklaşımları olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Farmakolojik tedavi
Şimdiye kadar kumar bağımlılığı/KOB tedavisi için onay alabilmiş herhangi bir ilaç yoktur. Günümüzde bu konudaki çalışmalar devam etmek olup bazı ilaçların placebodan etkin olduğu gösterilmiştir. Bu alanda en sık kullanılan ve ümit vadeden ilaç türlerinin opioid antigonistleri, antidepresanlar, duygudurum düzenleyiciler ve antipsikotikler olduğu söylenebilir.

Psikoterapi yaklaşımları
Psikoterapiye dayalı tedavi yaklaşımlarının kumar bağımlılığı / KOB’da oldukça faydalı olduğu ve bu faydanın 2 yılı aşkın sürede devam ettiği meta-analiz adı verilen ve araştırma piramidinin en üstünde yer alan, en değerli araştırma biçimleriyle gösterilmiştir. Tedavide kullanılan en etkili terapi yönteminin bilişsel davranışçı terapi (BDT), motivasyonel görüşme ve kendine yardım grupları olduğu bildirilmektedir.

Adı geçen bu terapi yöntemleri arasında en fazla klinik kanıtı olan yaklaşım bilişsel davranışçı terapi(BDT)dir. Yapılan çalışmalar BDT alan KOB vakalarının BDT almayan kontrol grubuna göre daha fazla iyileştiğini göstermektedir. KOB’nda BDT uygulanırken çalışılması gereken bilişsel çarpıtmalardan bazılar kumar oynama becerisinin abartılması, seçici bellek, totem vb. batıl inançlar, “bugün sanslı günüm” ya da “kazanacağımı biliyorum” gibi düşüncelerdir.

Sonuç
Kumar bağımlılığı/KOB, kişiyi, ailesini, işini, arkadaşlık ilişkilerini ve toplumu olumsuz olarak etkileyen önemli bir psikolojik problemdir. Bu problemde en fazla karşılaşılan sorun kişinin iyileşme arayışına girmemesi ve alabileceği yardıma ulaşamamasıdır. Kendinize ve yakınınıza bir şans verin!

Kaynak: Evren C., Bozkurt M. Kumar oynama bozukluğunda tanı ve tedavi. Psikiyatride Güncel 2016; 6(3):208-218

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir